“ORTOPEDİ: FARKLI HASTALIKLARI TEDAVİ EDEBİLEN KAPSAMLI BİR BRANŞTIR”

Bültenimize bu ay Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Erkan Servet konuk oldu.
Hastaneye başvuran hastaların başka bir merkeze gitmesine gerek kalmadan neredeyse bütün ortopedik rahatsızlıklarını tedavi ettiklerini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Erkan Servet, “Klinik olarak neredeyse bütün ortopedik rahatsızlıkları tedavi etmekteyiz. Kliniğimizde eğitim alan asistan doktor arkadaşlarımızın bu tedavileri ve cerrahi teknikleri öğrenerek uzmanlık döneminde başarılı bir şekilde uygulayabildiklerini görmek gerçekten gurur verici bir durum. Tüm bu süreçlerde de üniversite ve hastane yönetimi tarafından en üst seviyede destek görmekteyiz. Böyle büyük, uyum içinde çalışan bir klinikte ve hastanede yer aldığım için son derecede mutlu, huzurluyum. Kliniğimizin bu durumunun, ilimizde ve çevre illerde de bilinmesi; zor durumda olan veya kompleks hastaların tarafımıza yönlendirilmesi, sevk edilmesi, kliniğimiz ve hastanemiz açısından da onur ve güven verici bir tablo oluşturmaktadır” ifadelerine yer verdi.
Dr. Öğr. Üyesi Erkan Servet ile gerçekleştirdiğimiz o röportajın geri kalanı…
Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz?
1979 yılında Gaziantep’te doğdum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Lise dönemine kadar Gaziantep’te eğitimime devam ettim. Sonrasında tıp eğitimi için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne başladım. 2006-2011 yılları arasında ise Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, ortopedi ve travmatoloji alanında eğitim aldım. 2013 yılına kadar Adıyaman Gölbaşı Devlet Hastanesi’nde mecburi hizmet görevimi yerine getirdim. 2013 ile 2015 yılları arasında ise Özel Gaziantep Medicalpark Hastanesi’nde görev yaptım. 2015 yılında Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atama ile göreve başladım. Dr. Ersin Arslan eah’de başhekim yardımcılığı, klinik sorumlu hekimliği, Covid-19 pandemi koordinasyon hekimliği ve mücahitler hizmet binası idari koordinatörlüğü olmak üzere, çeşitli idari görevlerde yer aldım. 2021 yılında Gaziantep Valiliği tarafından üstün hizmet başarı belgesine layık görüldüm. 2021 yılı ekim ayından itibaren Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda Dr. Öğretim Üyesi olarak başladığım görevime halen devam etmekteyim. Bu dönemlerde yurtiçi ve yurtdışı birçok bilimsel toplantıya katılma şansı buldum. Bölgesel ve ulusal çeşitli toplantılarda, bilimsel konuşmacı olarak görev aldım.
Bize alanınızda yaptığınız çalışmalardan söz eder misiniz?
Uzmanlık eğitimi döneminde hocalarımdan almış olduğum eğitimlerle ve sonraki yıllarda özellikle mikro cerrahi-el cerrahisi alanı başta olmak üzere artroskopi-spor yaralanmaları, protez cerrahisi konularında çeşitli kurslara ve eğitim etkinliklerine katılarak, bilgi ve becerimi arttırma şansı buldum. Şu anda ise bu birikimimi tıp fakültesi öğrencisi ve asistanı arkadaşlarıma, elimden geldiğince aktarmaya çalışıyorum.
Alanınızda en sık karşılaştığınız hastalıklar nelerdir?
Ortopedi ve travmatoloji aslında çok geniş ve farklı hastalıklara müdahale eden bir branştır. Toplumda yer alan ‘kırıkçı-çıkıkçı’ genel kanaatinin aksine; çeşitli travmalar (yüksekten düşme, trafik kazası, delici-kesici alet yaralanması, ateşli silah yaralanması vb.) sonucunda meydana gelen kemik ve yumuşak doku hasarlarının onarılması başta olmak üzere, el cerrahisi, spor yaralanmaları, protez cerrahisi, tümör cerrahisi, vertebra cerrahisi, çoçuk ve/veya erişkin deformite cerrahisi, çoçuklarda görülen doğumsal veya gelişimsel kas iskelet sistemi hastalıklarının cerrahi tedavileri gibi çok farklı hastalıkları tedavi edebilen bir branştır.
GAÜN Tıp Fakültesi Hastanesi bünyesinde çalışmak sizde neler hissettiriyor?
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği olarak az önce bahsetmiş olduğum tüm yaralanmalara ve hastalıklara başarılı bir şekilde müdahale edebilmekteyiz. Hastanemize başvuran hastaların başka bir merkeze gitmesine gerek kalmadan neredeyse bütün ortopedik rahatsızlıkları tedavi edebilmek ve ayrıca kliniğimizde eğitim alan asistan doktor arkadaşlarımızın bu tedavileri ve cerrahi teknikleri öğrenerek uzmanlık döneminde başarılı bir şekilde uygulayabildiklerini görmek gerçekten gurur verici bir durum. Tüm bu süreçlerde de üniversite ve hastane yönetimi tarafından en üst seviyede destek görmekteyiz. Böyle büyük, uyum içinde çalışan bir klinikte ve hastanede yer aldığım için son derecede mutlu, huzurluyum. Kliniğimizin bu durumunun, ilimizde ve çevre illerde de bilinmesi; zor durumda olan veya kompleks hastaların tarafımıza yönlendirilmesi, sevk edilmesi, kliniğimiz ve hastanemiz açısından da onur ve güven verici bir tablo oluşturmaktadır.
GAÜN Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı kaç kişilik bir ekipten oluşuyor? GAÜN Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’ndan bahseder misiniz?
Anabilim dalımızda şu anda; Anabilim Dalı Başkanımız Prof. Dr. Orhan Büyükbebeci dâhil olmak üzere 6 öğretim üyesi, 18 asistan doktor görev yapmaktadır. Servisimiz 40 yataklı olup 16 hemşire ve 9 yardımcı sağlık personeli ile hizmet vermektedir. Anabilim dalımızın poliklinik kısmında ise; bölüm sekreterleri, alçı teknisyeni ve yardımcı personel olarak 5 kişi görev yapmakta olup poliklinik ve acil birlikte değerlendirildiğinde her ay yaklaşık olarak 3500 ile 4000 arası hastaya hizmet verilmektedir. Hasta tanı ve tedavi hizmetlerinin dışında her yıl birden çok bilimsel etkinliğe anabilim dalı olarak ev sahipliği yapmaktayız. Aynı zamanda öğretim üyelerimiz yurt içinde ve yurt dışında pek çok bilimsel toplantıda görev almaktadır.
Ortopedi Hastalıklarını tetikleyen unsurlar nelerdir? Yaşam koşulları vb. şeyler kimi ortopedi hastalıklarında tetikleyici olabiliyor mu?
Doğumsal ortopedik hastalıkları göz önünde bulundurmazsak genel olarak ortopedik problemler gelişimsel veya travma sonucu ortaya çıkmaktadır. Gelişimsel olanlara örnek olarak; çocuklarda görülen ayak-bacak eğrilikleri(düz taban, çarpık ayak vb.), sırt-bel eğrilikleri(skolyoz, kifoz,vb.) verilebilir. Travma sonucunda oluşanlar ise trafik kazaları, yüksekten düşmeler, kesici alet yaralanmaları olarak özetlenebilir. Mesela Covid-19 pandemi döneminde kısıtlamalara bağlı olarak trafik kazaları belirgin bir şekilde azaldığı için buna bağlı büyük kemik kırığı şikâyetiyle başvuran hasta sayısı da azaldı. Önümüzdeki haziran ayı içerisinde yer alan kurban bayramı döneminde bilinçsiz ve kontrolsüz kesici alet-bıçak kullanımı sonucunda el yaralanmalarının artabileceğini öngörebiliriz. Başka bir örnek olarak; karlı havalarda kayarak düşme sebepli sıklıkla karşılaştığımız el bilek kırıklarından bahsedebiliriz.
Mesleğinizin zorluklarından bahseder misiniz? Sizi çok etkileyen bir anınız var mı?
Branşımız gereği travma hastaları genel olarak önceliğimiz olmaktadır. Bulunduğumuz coğrafyada da ne yazık ki insan eliyle veya doğal yollardan meydana gelen felaket, afet veya terör saldırıları sonucunda yaralanan hastaların ilk müdahalelerinde görev almaktayız. Son dönemde tüm ülkemizde çok büyük acıya ve can kaybına sebep olan 6 Şubat depreminde de, deprem sonrası ilk saatlerden başlayarak haftalarca devam eden çok yoğun bir çalışma dönemi geçirdik. O dönemde unutamadığım ve belki de hiç unutamayacağım çok anım var. Çünkü pek çok hastanın hayatını kurtarabilmek için ezilmiş olan kolunu veya bacağını feda ederek kesmemiz gerekti. Özellikle anne babası veya herhangi bir yakını yanında olmayan çocuklar için bu kararları biz almak zorunda kalıyorduk. Biz öğretim üyelerinin, asistan arkadaşlarımızın ve diğer sağlık çalışanlarının en çok zorlandığı ve gözyaşları içinde karar verdiğimiz, ameliyat yapmak zorunda kaldığımız, psikolojik olarak tamamen tükenmemize neden olan bir dönemdi. Bütün klinik ve hastane olarak canla başla çalıştığımız o günlerde, sadece birkaç saat dinlenme ve yemek için eve gidip geliyordum. Günün geri kalanında sürekli olarak hastanede diğer öğretim üyeleri ve asistan arkadaşlarla ameliyatlara giriyordum. Bu süreç yaklaşık 10 gün aynı şekilde devam etti. Onuncu günde yine eve gittim, bir şeyler atıştırıp bir iki saat dinlenmek için yatağa uzandım. O sırada oğlum (7 yaşında) yanıma gelip bana; ‘Baba, kaç gündür neden sürekli hastanedesin? Hiç yanımızda uyumuyorsun’ dedi. Ben de ona; ‘Biliyorsun deprem oldu. İnsanların evleri yıkıldı, küçük çocukların kolları bacakları kanadı, hastanede onları tedavi ediyorum. Bana ihtiyaçları var’ dedim. Oğlum ise bana dönüp ‘Ama ben de küçük bir çocuğum. Benim de sana ihtiyacım var, geceleri korkuyorum’ dedi. Tabii ki diyecek hiç bir şey bulamadım ve hala verilebilecek doğru cevabı bilmiyorum.
İleriye yönelik projeleriniz var mı?
Akademik olarak pek çok farklı branştan öğretim üyesi hocalarımızla çeşitli bilimsel projeler yürütüyoruz. Şu an için 3 boyutlu yazıcı teknolojisini kullanmaya çalıştığımız güncel bir projemiz var. İlerleyen zamanlarda da memletim olan Gaziantep’in en önemli sağlık kurumlarından biri olan GAÜN Hastanesi’nin ve kliniğimin daha da ileriye gidebilmesi, güçlenmesi için pek çok projeyi de planlama aşamasındayız.
Röportaj/Fotoğraf: Elif Emiroğlu Sönmez