GAÜN KBB Kliniği: İleri Cerrahi ve Tedavide Güçlü Merkez
Bültenimizin bu ayki konuğu, Gaziantep Üniversitesi(GAÜN) Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Durucu oldu.
KBB hastalıklarının tanı ve tedavisinden özellikli cerrahilere, işitme implantlarından baş-boyun hastalıklarına kadar geniş bir alanda hizmet veren Durucu, özellikle hastaların işitme, konuşma ve günlük yaşamlarını yeniden kazanmasının mesleğinin en anlamlı yönlerinden biri olduğunu ifade etti.
GAÜN KBB Anabilim Dalı’nın Gaziantep ve çevre illerden gelen hastalara ileri düzey sağlık hizmeti sunduğunu belirten Durucu; ani işitme kaybı, uzun süren ses kısıklığı, boyunda geçmeyen şişlik ve uzun süreli yutma güçlüğü gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Erken tanının öneminden modern cerrahi yöntemlere, kohlear implantlardan çocuklarda işitme kaybının erken fark edilmesine kadar birçok konuya değinen Durucu, KBB alanındaki çalışmalarını ve hastaların yaşam kalitesini artırmaya yönelik yaklaşımlarını anlattı.
Prof. Dr. Cengiz Durucu ile gerçekleştirdiğimiz röportajın geri kalanı…
Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanıyım. Uzmanlık eğitimimi 1999–2004 yılları arasında Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda tamamladım. Sonrasında akademik hayatımı yine büyük ölçüde üniversite çatısı altında hasta hizmeti, eğitim ve bilimsel çalışmalarla birlikte sürdürdüm.
Meslek hayatım boyunca KBB’nin farklı alanlarında çalışmakla birlikte özellikle cerrahi tedaviler, baş-boyun hastalıkları, kulak ve işitme hastalıkları, burun ve sinüs hastalıkları gibi alanlarda çok sayıda hastayı değerlendirme ve tedavi etme imkânım oldu. 2026 yılı itibarıyla da profesör olarak yeniden Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı’nda görev yapmaya başladım.
Gaziantep Üniversitesi KBB Anabilim Dalı’nda göreve başlamanız sizin için ne ifade ediyor?
Gaziantep Üniversitesi benim için yalnızca görev yaptığım bir kurum değil. Uzmanlık eğitimimi aldığım, mesleki anlamda yetiştiğim ve akademik hayatımın önemli bir bölümünü geçirdiğim bir yer. Dolayısıyla yeniden burada görev yapmak benim için ayrı bir anlam taşıyor.
Yıllar içerisinde edindiğimiz klinik ve akademik deneyimi yeniden bu kuruma aktarmak, genç hekimlerin eğitimine katkıda bulunmak ve hastalarımıza daha ileri düzey sağlık hizmeti sunmak benim için önemli bir sorumluluk.
Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz, kliniğimizde zaten var olan güçlü altyapıyı ve tecrübeyi daha da ileriye götürerek hem bölge halkına verilen sağlık hizmetinin kalitesini artırmak hem de akademik ve bilimsel çalışmalarımızı geliştirmek olacaktır.
GAÜN Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı nasıl bir ekipten oluşuyor? Ekibinizi güçlü kılan özellikler neler?
Kulak Burun Boğaz, tek kişinin tek başına yürütebileceği bir alan değil. Öğretim üyelerimiz, uzmanlık eğitimi alan araştırma görevlilerimiz, odyoloji birimimiz, hemşirelerimiz ve diğer sağlık çalışanlarımızla birlikte oldukça geniş bir ekip olarak çalışıyoruz.
Ekibimizi güçlü kılan en önemli özelliklerden biri, hem sık görülen KBB hastalıklarını hem de ileri cerrahi gerektiren karmaşık vakaları değerlendirebilecek deneyime ve altyapıya sahip olmamızdır.
Aynı zamanda üniversite kliniği olmanın önemli bir avantajı var. Hastalarımızı gerektiğinde radyoloji, patoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, nöroloji, beyin cerrahisi ve diğer branşlarla birlikte multidisipliner olarak değerlendirebiliyoruz.
Bizim için ekip çalışması sadece ameliyat sırasında değil; hastanın tanısından tedavisine ve sonrasındaki takibine kadar bütün sürecin temelini oluşturuyor.
Anabilim Dalınızda hangi özellikli hizmetler, ileri düzey tedaviler ve ameliyatlar gerçekleştiriliyor?
Kliniğimizde KBB’nin hemen hemen bütün alt alanlarında tanı ve tedavi hizmeti sunuyoruz.
Kulak cerrahileri, kronik orta kulak hastalıkları ve işitme kayıplarının cerrahi tedavileri, kohlear implant yani halk arasında bilinen adıyla biyonik kulak uygulamaları ve diğer işitme implantları bunların önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Burun ve sinüs hastalıklarında endoskopik sinüs cerrahileri; baş-boyun bölgesinde gırtlak, ağız, yutak, tükürük bezleri ve boyun tümörlerinin cerrahileri; tiroid cerrahileri gerçekleştiriyoruz. Bunun yanında ses hastalıkları, yüz plastik ve rekonstrüktif cerrahisi, baş dönmesi ve denge bozukluklarının tanı ve tedavileri de çalışma alanlarımız içerisinde.
Günümüzde birçok cerrahide mikroskop, endoskop ve egzoskop gibi ileri görüntüleme sistemlerinden yararlanıyoruz. Buradaki amacımız yalnızca teknolojiyi kullanmak değil; ameliyatları daha hassas, daha güvenli ve mümkün olduğunca hastanın fonksiyonlarını koruyacak şekilde gerçekleştirmektir.
GAÜN KBB’nin Gaziantep ve bölge için nasıl bir rolü var?
Gaziantep Üniversitesi Hastanesi, ileri düzey sağlık hizmeti sunan önemli bir üniversite hastanesi. Bu nedenle yalnızca Gaziantep’ten değil çevre illerden de çok sayıda hasta kliniğimize başvuruyor.
Özellikle ileri kulak cerrahileri, işitme implantları, baş-boyun tümörleri ve daha karmaşık cerrahilerde başka sağlık kuruluşlarından yönlendirilen hastalarımız olabiliyor. Bu açıdan kliniğimiz bölge için önemli bir referans merkezi konumunda.
Ancak üniversite kliniğinin görevi sadece hasta tedavi etmek değildir. Aynı zamanda geleceğin hekimlerini ve KBB uzmanlarını yetiştiriyoruz, bilimsel araştırmalar gerçekleştiriyoruz ve elde edilen bilimsel bilginin doğrudan hasta hizmetine yansımasını sağlamaya çalışıyoruz.
Dolayısıyla hizmet, eğitim ve bilimsel çalışma bizim için birbirinden ayrılmaz üç temel unsur.
KBB alanında sık karşılaştığınız hastalıklar neler? Neler önerirsiniz?
KBB hastalıkları toplumda oldukça sık görülüyor. Burun tıkanıklığı, sinüzit ve alerjik hastalıklar; kulak enfeksiyonları ve işitme kayıpları; bademcik ve boğaz enfeksiyonları, baş dönmesi ve ses kısıklığı günlük pratiğimizde en sık karşılaştığımız sorunlardan bazıları.
Burada vatandaşlarımıza özellikle bazı belirtileri önemsemelerini öneriyoruz. Ani gelişen işitme kaybı, iki-üç haftadan uzun süren ses kısıklığı, boyunda geçmeyen veya büyüyen bir şişlik, sürekli tek taraflı burun tıkanıklığı veya kanama, iyileşmeyen ağız yarası ve uzun süren yutma güçlüğü mutlaka KBB uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Ayrıca gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak ve özellikle gençlerde uzun süre yüksek sesle kulaklık kullanımını sınırlamak önemli.
Hastalarımıza temel önerimiz, uzun süren veya alışılmadık bir yakınmayı kendi kendine geçmesini bekleyerek ertelememeleridir.
KBB hastalıklarında erken tanının önemi nedir?
Erken tanı KBB’nin hemen her alanında önemlidir ancak bazı hastalıklarda gerçekten hayat kurtarıcı olabilir.
Örneğin baş-boyun ve gırtlak kanserlerinde hastalığın erken evrede saptanması hem tedavi başarısını artırır hem de daha sınırlı tedavilerle hastanın ses, yutma ve solunum gibi fonksiyonlarının korunabilmesini sağlayabilir.
Benzer şekilde ani işitme kaybında tedaviye erken başlanması son derece önemlidir. Çocuklarda işitme kaybının erken fark edilmesi ise çocuğun konuşma, dil ve sosyal gelişimini doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle erken tanıyı yalnızca hastalığı erken bulmak şeklinde düşünmemek gerekir. Aynı zamanda daha kolay tedavi, daha az fonksiyon kaybı ve daha iyi yaşam kalitesi anlamına gelir.
KBB alanında son yıllarda öne çıkan teknolojik ve bilimsel gelişmeler neler?
KBB, teknolojinin çok hızlı şekilde günlük pratiğe girdiği branşlardan biri.
Cerrahide yüksek çözünürlüklü endoskoplar, gelişmiş mikroskoplar ve egzoskop sistemleri sayesinde daha küçük anatomik alanlarda çok daha ayrıntılı görüntü elde edebiliyoruz. Özellikle burun-sinüs ve kulak cerrahilerinde endoskopik yöntemlerin kullanım alanı giderek genişliyor.
İşitme alanında da çok önemli gelişmeler var. Günümüzde ileri derecede işitme kaybı olan hastalarda kohlear implantlar ve farklı implante edilebilir işitme sistemleri sayesinde daha önce tedavi seçenekleri oldukça sınırlı olan hastalara önemli ölçüde yardımcı olabiliyoruz.
Bunun yanında görüntüleme yöntemleri, cerrahi navigasyon sistemleri, robotik ve minimal invaziv cerrahi teknikler, yapay zekâ destekli değerlendirmeler ve kişiye özgü tedavi yaklaşımları giderek daha fazla önem kazanıyor.
Ancak teknoloji bizim için bir amaç değil, araçtır. Asıl hedef hastaya daha doğru tanı koymak, cerrahiyi daha güvenli gerçekleştirmek ve tedavi sonrasında yaşam kalitesini mümkün olduğunca korumaktır.
Meslek hayatınızda sizi etkileyen bir hasta ya da deneyimi paylaşmak ister misiniz?
Uzun bir meslek hayatında insanı etkileyen çok sayıda hasta ve olay oluyor. Tek bir vakayı diğerlerinden ayırmak aslında kolay değil.
Özellikle ciddi işitme kaybı nedeniyle çevresiyle iletişimi oldukça azalmış bir hastanın tedavi sonrasında yeniden duyabilmesi veya ileri bir baş-boyun hastalığı nedeniyle ciddi sorun yaşayan bir hastanın tedavi sonrasında yeniden günlük hayatına dönebildiğini görmek hekim açısından çok değerli.
Çocuk hastalarda bunun etkisi daha da farklı oluyor. İşitmeyen veya yeterince duyamayan bir çocuğun uygun tedavi ve rehabilitasyon sonrasında seslere tepki vermeye, konuşmaya ve çevresiyle iletişim kurmaya başlaması yalnızca çocuğun değil bütün ailenin hayatını değiştirebiliyor.
Bu tür hastalar, bize yaptığımız işin yalnızca bir hastalığı tedavi etmekten ibaret olmadığını; bazen bir insanın iletişimini, sosyal hayatını ve yaşam kalitesini yeniden kazandırmak anlamına geldiğini hatırlatıyor.
İleriye yönelik projeleriniz var mı?
Önümüzdeki dönemde hem hasta hizmeti hem eğitim hem de bilimsel çalışmalar açısından kliniğimizi daha ileriye taşımayı hedefliyoruz.
Özellikle özellikli KBB cerrahilerinin geliştirilmesi, işitme ve implantasyon uygulamalarının daha ileri seviyeye taşınması, baş-boyun cerrahisi ve endoskopik cerrahide güncel yöntemlerin kliniğimizde daha geniş şekilde uygulanması önceliklerimiz arasında yer alıyor.
Bunun yanında uzmanlık eğitimi bizim için çok önemli. Genç meslektaşlarımızın yalnızca iyi cerrahlar değil, bilimsel düşünebilen, literatürü takip eden ve gerektiğinde bilimsel bilgi üretebilen hekimler olarak yetişmesini istiyoruz.
Araştırma projelerimizi ve ulusal-uluslararası bilimsel çalışmalarımızı artırmayı da hedefliyoruz. Nihai amacımız Gaziantep Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nı hem bölgede ileri düzey hasta hizmetinin verildiği güçlü bir referans merkezi hem de eğitim ve bilimsel üretim açısından öne çıkan bir klinik olarak daha ileriye taşımaktır.


