Gaziantep Üniversite Hastanesi Haber Bülteni

100 Nakillik Deneyim, Binlerce Umut


Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi Çocuk Hastanesi bünyesinde hizmet veren Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı, çocukluk çağı kanserleri ve ağır kan hastalıklarının tanı, tedavi ve takibinde bölgenin önemli referans merkezlerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.

 

Akademik kadrosu, multidisipliner yaklaşımı ve çocuk hematopoetik kök hücre nakli alanındaki deneyimiyle dikkat çeken merkez, kısa süre önce başarıyla gerçekleştirdiği 100’üncü kemik iliği nakliyle önemli bir kilometre taşını geride bıraktı.

 

GAÜN Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Pekpak Şahinoğlu ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; bilim dalının bölge çocuklarına sunduğu sağlık hizmetlerini, çocukluk çağı kanserlerinde erken teşhisin tedavi başarısındaki kritik rolünü, güncel tedavi yaklaşımlarını, kemik iliği nakli alanındaki gelişmeleri ve geleceğe yönelik hedeflerini konuştuk.

 

Doç. Dr. Esra Pekpak Şahinoğlu ile gerçekleştirdiğimiz o röportaj sizlerle…

 

Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz?

 

2006 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Aynı üniversitede 2011 yılında çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlık eğitimimi ve 2014 yılında çocuk hematolojisi ve onkolojisi uzmanlık eğitimimi tamamladım. 2015 yılında Gaziantep Cengiz Gökçek Çocuk Hastanesi’nde devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında çocuk hematolojisi ve onkolojisi uzmanı olarak çalıştıktan sonra 2017 yılında Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yardımcı doçent doktor olarak çalışmaya başladım. Bu dönemde Amerika’da Cincinnati Children’s Hospital ve Ankara Üniversitesi’nde çocuk hematopoetik kök hücre nakli ünitelerinde çalıştım. 2023-2025 yılları arasında üniversite dışında çalıştıktan sonra Nisan 2025’te Gaziantep Üniversitesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı’nda tekrar çalışmaya başladım. Ocak 2026’da çocuk hematolojisi ve onkolojisi alanında doçent doktor unvanını aldım.

 

GAÜN Çocuk Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı’nın yeniden aktif şekilde hizmet vermeye başlaması sürecini anlatır mısınız?

 

Gaziantep Üniversitesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalımız, yaklaşık 1,5 yıl boyunca hizmet veremedi. Bu süreçte bölgede yaşayan hastaların tedaviye ulaşmasında zorluklar yaşandı. Nisan 2025’te tüm öğretim üyeleri olarak üniversitemize dönmemizle birlikte yeniden hastalara hizmet sunmaya başladık.

 

Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı’nın hastalar açısından nasıl bir ihtiyaçtı, bölgedeki hasta takibi ve tedavi süreçlerinde nasıl bir değişim sağladı?

 

Gaziantep ve çevre iller, nüfus yoğunluğu ve çocuk popülâsyonu açısından oldukça büyük bir bölge. Kanser veya ağır kan hastalığı teşhisi alan bir çocuğun ve ailesinin, tedavi için başka şehirlere taşınması, hem maddi hem de manevi olarak yıkıcı olabiliyordu. Tedaviler uzun soluklu, yıpratıcı ve çok yakın takip gerektiriyor. Birimin aktifleşmesiyle, hastalarımızın kendi memleketlerinde, aile ve sosyal destek ağından kopmadan tedavi almalarını sağladık. Ayrıca 2018-2023 yılları arasında aktif çalışan ve bir dönem kapalı kalan çocuk hematopoetik kök hücre nakli ünitesinin yeniden aktifleşmesiyle hastalar kendi memleketlerinde nakil olabilme şansına sahip oldular.

 

GAÜN Çocuk Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı nasıl bir ekipten oluşuyor? Çocuk Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı’nı farklı kılan nedir?

 

Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi bölümümüzde Prof. Dr. Sinan Akbayram, Dr. Öğr. Üy. Ayşe Ceyda Ören ile birlikte üç öğretim üyesi olarak çalışıyoruz. Yıllardır birlikte çalıştığımız hemşirelerimiz hasta takip ve tedavisinde bilgi birikimine ve deneyime sahip. Nakil koordinatörümüz, sekreterlerimiz ve yardımcı personelimiz ile birlikte geniş bir ekibe sahibiz. Yine rotasyon usulü çalışan intern doktor ve asistan doktor arkadaşlarımız hastaların tedavi ve takip süresinde yer alıyorlar.

 

Bizi farklı kılan en temel özellik, akademik bir merkez olmanın getirdiği avantajla, uluslararası tedavi protokollerini birebir uygulayabiliyor olmamız.  Birçok ileri düzey tanısal testi kendi bünyemizde koordine edebiliyoruz. Aynı zamanda, kliniğimiz bünyesinde yer alan çocuk hematopoetik kök hücre nakli sayesinde, yüksek riskli hastalarımıza başka bir merkeze sevk edilme ihtiyacı doğmadan tedavi edebiliyoruz.

 

Çocuklarda en sık görülen kanser türleri nelerdir? Ailelerin dikkat etmesi gereken belirtiler hangileridir?

 

Çocukluk çağı kanserleri erişkinlerden çok farklıdır. Erişkinlerde organ kanserleri sıkken, çocuklarda ilk sırada akut lösemiler (kan kanserleri, özellikle ALL ve AML) yer alır. İkinci sırada merkezi sinir sistemi tümörleri (beyin tümörleri), üçüncü sırada ise lenfomalar (Hodgkin ve Hodgkin dışı lenfoma) gelir. Bunları nöroblastom, Wilms tümörü (böbrek) ve kemik tümörleri izler.

Ailelerin dikkat etmesi gereken belirtilerin bazıları şunlardır:

-Açıklanamayan, haftalarca süren ve tedaviye yanıt vermeyen yüksek ateş.

-Vücutta kendiliğinden oluşan, çarpma olmadan meydana gelen morluklar (peteşi, purpura) ve sık burun/diş eti kanamaları.

-Boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde büyüyen, ağrısız ve sert bezelere (lenfadenopati) rastlanması.

-Çocuğun sabahları fışkırır tarzda kusması ve buna eşlik eden baş ağrıları, dengesizlikler.

-Kilo kaybı, iştahsızlık ve belirgin solukluk.

-Kemik ve eklemlerde, çocuğu uykudan uyandıracak şiddetteki ağrılar.

 

Erken teşhis çocukluk çağı kanserlerinde tedavi başarısını ne ölçüde etkiliyor?

 

Erken teşhis ettiğimizde, hastalık diğer organlara yayılım yapmadan müdahale etme şansımız olur. Bu da sadece hayatta kalma oranını artırmakla kalmaz; aynı zamanda uygulayacağımız tedavinin dozunu ve süresini de azaltmamızı sağlar.

 

Günümüzde çocukluk çağı kanserlerinde uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir? Son yıllarda hangi önemli gelişmeler yaşandı?

 

Klasik tedavilerimiz olan kemoterapi, cerrahi ve radyoterapi halen tedavinin ana unsurlarını oluşturuyor. Ancak son yıllarda, sadece kanserli hücredeki genetik mutasyonu hedef alan ve sağlıklı hücrelere zarar vermeyen hedeflenmiş tedaviler ile ilişkili çalışmalar ön planda. Bunun yanı sıra, çocuğun kendi bağışıklık sistemini kansere karşı savaşması için aktive eden immunoterapiler ve monoklonal antikorlar kullanılmaya başlandı. Bu tedavilerin bir kısmı deneme aşamasında bir kısmı artık rutin tedavilere girmeye başladı. Bu tedavilerdeki değişiklikleri yakından izliyoruz ve uygun olan hastalar için kendi merkezimizde de bu ilaçları kullanıyoruz.

 

Geçtiğimiz günlerde Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi’nde 100’üncü kemik iliği nakli gerçekleştirildi. Bu nâkilin gerçekleştirilmesi sizin için ne anlama geliyor?

 

Ülkemizde çocuklara hematopetik kök hücre nakli yapan ve şu an aktif olarak çalışan merkez sayısı 40 kadar. Bir hastanın nakil hazırlığı ve ünitedeki takip süresi en az üç ay sürüyor. Hasta sağlığına kavuştuktan sonrada yıllarca takip ediliyor. 100 hastaya nakil yapılmış olması büyük bir emeğin ürünü olduğunu gösteriyor.  Bizler için paha biçilmez olan ise hastanın evinde sağ ve sağlıklı bir hayat sürdüğünü bilmek.

 

100’üncü nakil, merkezinizin deneyim ve kapasitesi açısından nasıl bir noktaya ulaştığını gösteriyor?

 

Bir kemik iliği nakli merkezinin "deneyimli merkez" olarak kabul edilmesi için önemli bir rakam. Deneyimli merkezlerde hem otolog (kendinden) hem de allojeneik (akraba içi veya dışı donor) nakillerin başarı oranı ve komplikasyon yönetimi dünya ile benzer olup bunu yakalamış durumdayız. Ayrıca son yılda TBI (total vücut ışınlaması) teknolojisini de radyasyon onkolojisi kliniğimizin desteği ile üniversitemizde yapıyor olmak bu başarı oranını arttıracaktır.

 

 Meslek hayatınızda sizi etkileyen bir hasta ya da deneyimi paylaşmak ister misiniz?

 

Ne yazık ki yaşamın kıyısında çok hasta gördüm. En çok içimi acıtan hastalardan biri ise, Griscelli Sendromu + Hemofagositik lenfohistiyositoz tanısı ile izlediğim, tedavisi yolunda giden hastanın kış soğuğunda çadırda kaldığı için donmaya yakın bize getirilmesi ve tüm müdahalelere rağmen donma ilişkili komplikasyonlarla kaybedilmesi oldu.

 

İleriye yönelik projeleriniz var mı?

 

İlgi alanım olan hematolojide; özellikle kemik iliği yetmezlikleri, hematopoetik kök hücre nakli ve talasemi sendromları konusunda bölümümüze daha çok katkı sağlamak. Bilim dalı olarak son zamanlarda yer aldığımız dünya çapında olan ilaç çalışmalarına katılım oranlarımızı arttırıp tüm hastalarımızın mevcut tüm tedavilere ulaşımını sağlamak.